2 Haziran 2011 Perşembe

Şeytan Bari Bu Akşam Az Çalış..

Size de olur mu? İnsanlar nasıl bu kadar kötü kapli olabiliyor ki dediğiniz zamanlar..
Bazen şöyle düşünüyorum, şeytan işini çok iyi yapıyor..İnsanlara öyle cümleler kurduruyor ki eminim kendi de şaşırıyordur, nasıl bunu söyletebildim diye..
Pek tabi, tam tersi insanlar da var, gönlü geniş, her bir cümlesinden iyilik akan..Maalesef bu ikinci grup azınlıkta, en azından benim çevrem için bu böyle..Ve fakat, benim bu iki grupla karşılaşmam genellikle dengeli oluyor garip bir şekilde...Yoksa hep birincilerle karşılaşsam dehşete düşeceğim..Çok şükür ki bir denge var.

Gelelim konumuza, genellikle apartman yöneticileri apartmanın yaşlıca amcalarıdır ya..Tüm gün evlerindelerdir, hatta kapı dürbününden geleni geçeni seyredip, gerekirse kapıyı açıp bakarlar..Bir nevi apartman muhtarı diyebiliriz onlar için.  Bizimki de buna benzer bir amcaydı ve maalesef vefat etti..Çok da iyi bir amcaydı, severdik kendisini..Allah rahmet eylesin..
Neyse efendim, sonrasında bir kaç kişi devraldı falan, filan, en sonunda iş bana kaldı..Buraya kadar her şey normal..Fakat gelgelelim yapılacak bir dünya iş olduğunu ilk apartman toplantısında fark ettim..Bir ucundan başlayalım dedim ama eldeki para yetmeyince daire sahiplerinden para toplamaya karar verdim..
Tabi işin işine para konusu girince herkesin bir yüzü asıldı, mümkün olsa kaçıp gidecekler apartmandan..

Kısacası insanlar, evlerinin önünün badana boyasına para isteyene garip gözle bakar olmuş efendim..Mevcut parayla apartmanın yarısını boyatıp, geri kalanını seneye yaparsınız diyecekler neredeyse..Tabi iş garip boyutlara ulaşıp, neredeyse onları dolandırmaya çalışan biri gibi hissettim bir ara..
İşte size bahsettiğim şeytan da burada devreye girip ,insanların sanırım aklını bulandırıyor..O kadar alışmışlar ki dolandırıcılara, hırsızlara, herkesi potansiyel dolandırıcı olarak görüyorlar..

Tam kızıp, üzülmüşken, bilgisayarımın başına geçtim ve bir mail aldım hiç tanımadığım birinden..Bir önceki yazımda bahsettiğim çocuklara yardım etmek istediğini ve hesap numaramı istediğini belirten bir mail..Öyle şaşırdım ve duygulandım ki..Hala bu dünyada iyi insanlar var diyebildim sadece..Hem de bu kadar kötünün üstüne ne iyi geliyor böyle bir tanenin varlığı..Beni hiç tanımadan bana para gönderecek kadar güvenen..

Diğer blog dostlarımın da hakkını yemeyeyim, mail atan ve yardım etmeyi isteyen gönlü güzel, kendi güzel insanlar, iyi ki varsınız..Bu güzel kandil akşamında siz güzel insanların varlığını bilmek insanı ne kadar rahatlatıyor bir bilseniz. Hepinize sonsuz sevgiler, mutlu kandiller..

31 Mayıs 2011 Salı

Dertlenmeyin...

Hayatta insanı ne çok üzecek, dertlendirecek şey var değil mi dostlar?
Nedendir bilinmez insan doğası da bunları görmeyi sever..Dizilerde bile çoğu insan garip bir şekilde üzüntülü ve hatta insanı ağlatan şeyleri seyretmeyi sever..
Hatta bir kısmı bu işi abartıp, dünya üzerindeki en dertli ve zor durumda olan kişiyi  kendisiymiş gibi gösterir...Bir zaman sonra buna kendi bile inanır..
Ne yalan söyleyeyim bazen ben de bu psikolijiye kaptırmış buluyorum kendimi..Ben de hiç olmaz demeyin düşünün bir kere..Emin olun sık sık başınıza geliyordur..

Geçenlerde tam da böyle bir ruh hali içindeyken dedim ki kendi kendime:''Bu işi tam tersine çevirebilirsin..''..
Pek çokları, bulunduğum onkoloji hastanesi bahçesinde bunu nasıl yaptığımı merak edeceklerdir..Cevabı aslında çok kolay..Annemi tedavi ünitesine bırakıp, çocuk onkolojisi bölümüne çıktım..Her gün asansörlerde karşılaşıp bir türlü bakamadığım, bakınca içimin yağlarının eridiği çocukların bölümüne..

Ve gördüm ki bu hayatta bizim derdimiz dediğimiz şeyler dert değilmiş..Orada tedavi alan ve malesef gece otele para veremeyecekleri için arabada yatan çocuklarla tanıştım..Küçükler, hepsi 4-5 yaşlarında..Gündüz oyun bölümündeki öğretmenlerine sordum ne yapabiliriz diye? Şaşırdı kadın, kimse bize gelmiyor, sormuyor da  dedi içleri kaldırmıyor bu koridorda yürümeyi ..Aslında istedikleri basit , her çocuğun istediği şeyler..Oyun hamuru, kitap, boya..En çok da Calliou'yu seviyorlarmış..Neden mi? O da kel ya..

18 Mayıs 2011 Çarşamba

TÜİK Ne İş Yapar?

Bizim babamız TÜİK'de çalışır..Herkes de merak eder tam olarak ne iş yapar bu kurum diye..Şimdi yeni bir sistemle çocukların ve hatta merak ederseniz büyüklerin de ortalama değerlerine ulaşabiliyorsunuz..

Hani ''Vah vah ne zayıf bu çocuk ! ''diyen komşu teyzelere karşı elinizde doküman olsun isterseniz..Mesela çocuğunuzun kilosuyla Türkiye ortalamasını karşılaştırıp söylüyor sistem...

Bir bakın derim epey şey öğrenebilirsiniz...Tık Tık

17 Mayıs 2011 Salı

Endişelenme Diyemeyeceğim..

Bugün ilginç bir durumla karşılaştık, anlatmadan geçemedim..
Hava güzeldi ben de akşam saati Beril' i arabasına koyup Tunalı'da kısa bir gezintiye çıkardım..Bütün gün parkta oynamış kuzunun karnı tok, sırtı pek, kendi yorgundu..Kısacası , araba gezmelerinden hoşlanmayan Beril insanı, gayet sakin bir şekilde arabada gelene geçene gülücük atıp, el bile sallıyordu..

Tabi genel olarak herkes yağmurlardan ve soğuktan sıkılmış olduğundan kendini dışarı atmıştı..Boy boy bebeler, arabalarında, çoğu da bütün gün aynı Beril gibi parkta, bahçede oynamaktan bitap caddede geziyorlardı..Tam bu esnada yanımızdan geçen gebe hanım, Beril' i göstererek eşine şu cümleyi kurdu: ''Bak hayatım hiç bir bebek ağlamıyor, hepsi de sakin sakin arabalarında oturuyor..Bence abartıyor insanlar bebekler çok ağlar diye..Hiç endişelenmemize gerek yok.''
Dursam sebebini söylesem ne fayda, yaşa ve gör demek istedim sadece..
Şu arabada gördüğünüz sakin kişi, bir keresinde arabaya binmemek için betona kafa üstü uçmuştur ve ağzı yüzü şişip, yaraları haftalarca yüzünde kalmıştır..
Ağlamanın, hatta işini hallettirmek için ağlamanın da kitabını yazıp imzalamıştır..
Kısacası hiç bir şey göründüğü gibi değildir sevgili gebe kardeşim..İnşallah seninki uslu cinsten olur ama öyle bile olsa, o da ağlar merak etme..Ağlamayan bebek var mıdır? Tabi ki yoktur..:))

8 Mayıs 2011 Pazar

Patron ve Ben

Annelik zor bir meslekmiş..
Gecesi gündüzü belli değil..
Patron acımasız..
Hastalık, mazeret izniniz yok..
Patron hasta olunca çok mızmız olur.
Senelik izniniz yok..15 gün izin kullanayım, gideyim deseniz, aklınız arkada kalır..
Zaten patron sizden başkasını istemez..
Üstelik bedava çalışırsınız..
Patron tüm ihtiyaçları için sizi kullanır.
Fakat tüm bunlara rağmen çok mutlu olursunuz..
Patron bazen çok sempatik olur..
Bazen öyle güzel şeyler söyler ki içinizin yağları erir.
Bazen de  gelip bir sarılır, bütün dertlerinizi unutursunuz..
Hatta bir gülümser ,çok basittir ama dünyadaki en güzel şeydir..
Patron her gün yeni şeyler öğrenir, sizin yıllardır bildiğiniz, fakat sanki siz de hiç bilmiyormuş yeni öğreniyormuşsunuz gibi ilgiyle izlersiniz...

Her şeye rağmen dünyada en çok patronu seversiniz..
O sizin için değişilmezdir.Ve iyi ki sizin patronunuz olmuştur..
Zaten seçmiş olsanız da onu seçerdiniz..

Bugün sizin gününüz..Kutlu olsun..
Allah patronlarımızı başımızdan eksik etmesin..
Related Posts with Thumbnails