24 Kasım 2009 Salı

Mutlu Bayramlar


4 aylık Beril ve Doktor kontrolü

Çabuk geçti demek istemem ama yine de yazarken 4 aylık diye bir garip geldi bana ..Bu aralar Beril'i destekli oturtuyoruz..Hatta pazar sabahı kahvaltıda mama sandalyesine koyduk..Gerçi miniğim kenara doğru kaydı ,biz de yine dayanamayıp kucağımıza aldık..Özellikle sofrada yediğimiz yiyeceklere epey bakıyor,hatta tabaktaki simitleri eliyle tutmaya çalıştı..Bu performansını ek gıdaya geçince de bekliyorum kendisinden..Zira hem ben, hem de babası peşinden tabakla koşturan cinsten çocuklarmışız..Soyaçekim gerçekleşirse epey işimiz var..
Gelelim 4 aylık doktor kontrolümüze..
1.Artık bebek birey olmuştur..Devamlı konuşulmalı ve dokunulmalı..Ayrı bir birey olduğu ve dikkate alındığı hissettirilmeli..(Epey konuştuğumu düşünüyorum kendisiyle,inşallah yeterli oluyordur..:)))

2.Ebeveyn kullanırlar..İstediklerini yaptırmak için her türlü yolu denerler..Ağlarlar ,ilgi çekmek için her yolu denerler hatta numaradan öksürürler..(Bizimki ne çok öksürüyor diye üzülmüştüm bir de keh keh diye öksürüyor,buymuş demekki)

3.El-ayak terler..Ayak tırnaklarını kesmeye gerek yoktur ,hareketle kendiliğinden kırılır..(Kara kara düşündüğüm bir kouydu bu da,çok sevindim)

4.Yalnızlığa katlanamazlar..(Her daim annem yanımda olsun,hatta yemek yemesin,yemek yapmasın,mümkünse tuvalete de gitmesin..)

5.Aynalı oyuncak çok sever,aynada kendine güler..(Daha ziyade aynadan bana gülüyor ama olsun bu beni daha bir mutlu ediyor)

6.İlk aylarda tavanlara ,sonraları duvarlara bakan bebek artık yere bakar..(Sanırım gökyüzünden yere inişleri meleklerin bu aşamayla tamamlanmış oluyor..)

7.Dişler ortalama 7 ayda çıkmakla birlikte bu aylarda salya akıtma,elin ağza sürekli gitmesi,huzursuzluk,uyku sorunları,elin kulağa gitmesi gibi belirtiler görülebilir..(Salyadan boynunun altı kızarmış,halbuki günde en az 10-12 önlük değiştiriyoruz..)

8.Buhar makinesi odada halı varken çalışmamalıymış..Allerjen üremesini arttırıyormuş..

Bir de bu ay için yanar dönerli ışık saçan top almamız gerekiyor..Resimde görüldüğü üzere..:))

19 Kasım 2009 Perşembe

İçime Sokasım Var!


Bana mı has bir duygudur bilmem ama bu günlerde Beril'i içime sokasım var..Yanaklarını ısırasım geliyor..Mümkün olsa tekrar geri karnıma sokacağım..Hatta bazen hamilelik fotoğraflarına bakıyorum ne güzel karnımdaymış falan diyorum(hastalıklı bir düşünce biliyorum)...O zamanlar da 'Yüzü nasıldır acaba?' diye merak ediyordum..İnsanoğluna yaranmak mümkün değil..
Üstelik bu durum ben henüz evdeyken ve Beril'le 24 saat yaşarken böyle..İşe başlayınca ne olacak düşünmek dahi istemiyorum ..Allah anneleri, bebeklerinden ayırmasın..

17 Kasım 2009 Salı

Beril'in en sevdiği oyuncak


Oyalansın diye Beril'e epey oyuncak almıştım..Fakat hepsinden hemencecik sıkıldı..Bir oyuncağa en fazla 2 dakika bakıyordu..Haftasonu resimdeki oyuncağı buldum hem dönüyor ,hem de içindeki minik toplardan sesler geliyor..Aslında mama sandalyesi ya da puset için düşünülmüş bir oyuncak ,fakat müthiş oyalıyor..Hatta kendi de uzanıp tutmaya çalışıyor..Mümkün olsa tutup o da benim gibi döndürecek..
Bu arada ,geçen hafta Esatta bir oyuncakçıya girdim,tabi o sıralar oyuncak arayışım da son sürat devam etmekte..Satıcıya ''3 aylık bebek için oyuncak var mı ?''dedim..Ne dese beğenirsiniz ''Abla 3 aylık bebek ne anlar oyuncaktan..''Hadi buyrun ..Üstelik adamın hemen yanındaki rafta 0+ yazan oyuncaklardan duruyor..Acaba onları kime satıyor ya da satamıyor...

Bir pazar gezmesinin ardından

Ben bu Ankaranın başkent olduğundan şüpheliyim hatta Çankayanın cumhurbaşkanının oturduğu muhit olduğundan da..Yolları neredeyse orta halli köy yoluna benziyor..Her yerde bir kazı. Tam iyi bitti diyorsunuz bir bakıyorsunuz bu sefer diğer yanı kazılmış yolun..Özellikle kaldırımlar iyice kötü bebek arabasıyla bir takla atmadığımız kalıyor.. Efendim bilenler bilir Esattan Kuğulu parka doğru giderken Tunalı Hilmi Caddesi hiç de öyle uzun bir yol değildir..20 dakikada bakınarak rahat rahat yürünür(dü).Fakat bizim geçen pazar bu düşünceyle evden çıkıp hadi grip sebebiyle çocuğu alışveriş merkezlerine götürmeyelim de temiz hava alsın düşüncemiz Tunalının başında gördüğümüz koca koca kamyonlarla yıkıldı..Bir baktık yolda yol çalışması ve bir sürü iş makinası yol trafiğe falan da kapanmış..Tüh dedim mothercareden de önlük almalıydık bu yavruya ..Fakat sevgili eşim pes etmedi hadi bir paralel sokaktan gidelim dedi..Biz de girdik Güniz sokağa ..Malum burada da eski bir cumhurbaşkanının evi vardır..Ama burdaki durum da caddeden farklı değildi...Kazılmış yollar ve değişen doğalgaz boruları arasından bebek arabasıyla hedefimize ulaştık..Ve dedik ki yok bu böyle olmayacak girelim Karuma ..Yine sonumuz bir alışveriş merkezinde bitti....))

10 Kasım 2009 Salı

1 yıl sonra 11 kasım..:))

Geçen sene 11 kasım benim için çok önemli bir gündü..Berilin hayatımızda olduğunu öğrendiğim gün.. Çok soğuktu..İşten çıktım 6da, eve geldim ama karnım nasıl aç,normalde akşam yemeği saatini beklerim ,aç da olsam ..Baktım olacak gibi değil ,eve en yakın pastaneye girdim..Hep gittiğim bir yer olmasına rağmen bir başka göründü gözüme..Hemen bişler aldım..Yetmedi biraz daha ilave edelim dedim..Neyse fazla gelenleri yarın sabah yerim diye düşündüm..Sonra yan taraftaki eczaneden bir test aldım..Aslında test için erkendi büyük ihtimal çıkmazdı ama olsun merak ediyordum.. Eve geldim...Önce testi yaptım 2-3 dakika bekledim bişey çıkmadı ama karnım çok açtı test falan gözüm görmüyordu..Hemen gidip pastaneden aldıklarıma başladım ve bir baktım hepsini yemişim.. Kendi kendime dedim ,hem hamile değilim hem bu kadar yiyorum pes..Sonra testi atmak için geri döndüm bir de ne göreyim ince silik bir çizgi..Nasıl sevindim anlatamam.. Bir ince çizgi insanı bu kadar mı mutlu eder..Sonra sevgili eşim geldi ..Hemen söyleyiverdim..Aslında hani hep filmlerdeki o sahnelere özenirdim..Ama hiç öyle bekleyemedim..O da çok sevindi ama yine de biraz erken daha hastaneye gidip kan verelim diye konuştuk..Ama o akşam ikimizin de yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.. İşte böyle Berili ilk hissettiğim an ..Çok güzeldi..Karnımı tutup onunla konuşmuştum beni bırakmasın diye ..Çok dua etmiştim Allah onu korusun diye..Çok şükür ki dualarım kabul oldu ve bir sene sonra bugün o içerde uyuyor..Şimdiyse yeni bir duam var hep birlikte olmak dileyiğle sağlık ve mutlulukla..

05 Kasım 2009 Perşembe

Sonbahar ve Astronot

Birden mi hava soğudu ,ben mi çok meşguldüm anlamadım ama farkettim ki 1 haftadır evden çıkmıyoruz Berille..Hergün çıkmaya çalışırdık eskiden en azından bir Tunalı yapardık ..Ama bu son hafta ne zaman kafamı balkona çıkarsam amanın çok soğukmuş diye içeri kaçar oldum..Hele de dün baktım resmen fırtına çıkmış..Acayip bir yağmur yağıyor ,bahçemizdeki incir ağacının koca yaprakları yelpaze gibi sallanıyordu..Tam da bu sırada biz de Berille pencereden bakıyorduk..Berilin çok hoşuna gitti bu yelpaze olayı, kilitlendi ağaca..Benim kızıma mı has bir olaydır yoksa bebeklerin doğuştan gelen bir ağaç sevgisi ,doğa özlemi mi vardır bilmem ama Beril ne zaman bir parka gitse ağaçlara daha bir farklı bakıyor..Neyse ki bugün sabah güneşi gördüm ve dedim ki evet artık çıkabiliriz yoksa tüm kış boyu evde kapana kısılmış fare gibi bekleyeceğiz..Fakat hava belli ki yine soğuk ,dedim Berile aldığım astronotun vakti gelmiştir..Ve giydirince anladım ki adının hakkını veren bir giysi bu astronot..Çocukcağız alışmış temmuzdan beri ince kıyafetlerle gezmeye ,astronotun içinde marsa ayak basmış dünyalı gibi şaşırıp kaldı..Ağlar kesin diye bekledim ama şaşkınlıktan ağlamadı bile..(Maşallah diyeyim) Astronotun güzel tarafı (bir anne için )çocuğu tutmak acayip kolaylaşıyor..Oyuncak bebek gibi oluyor ,ben çok sevdim bu yüzden ama tabi bir de Berile sormak lazım...:))