5 Kasım 2009 Perşembe

Sonbahar ve Astronot


Birden mi hava soğudu ,ben mi çok meşguldüm anlamadım ama farkettim ki 1 haftadır evden çıkmıyoruz Berille..Hergün çıkmaya çalışırdık eskiden en azından bir Tunalı yapardık ..Ama bu son hafta ne zaman kafamı balkona çıkarsam amanın çok soğukmuş diye içeri kaçar oldum..Hele de dün baktım resmen fırtına çıkmış..Acayip bir yağmur yağıyor ,bahçemizdeki incir ağacının koca yaprakları yelpaze gibi sallanıyordu..Tam da bu sırada biz de Berille pencereden bakıyorduk..Berilin çok hoşuna gitti bu yelpaze olayı, kilitlendi ağaca..Benim kızıma mı has bir olaydır yoksa bebeklerin doğuştan gelen bir ağaç sevgisi ,doğa özlemi mi vardır bilmem ama Beril ne zaman bir parka gitse ağaçlara daha bir farklı bakıyor..Neyse ki bugün sabah güneşi gördüm ve dedim ki evet artık çıkabiliriz yoksa tüm kış boyu evde kapana kısılmış fare gibi bekleyeceğiz..Fakat hava belli ki yine soğuk ,dedim Berile aldığım astronotun vakti gelmiştir..Ve giydirince anladım ki adının hakkını veren bir giysi bu astronot..Çocukcağız alışmış temmuzdan beri ince kıyafetlerle gezmeye ,astronotun içinde marsa ayak basmış dünyalı gibi şaşırıp kaldı..Ağlar kesin diye bekledim ama şaşkınlıktan ağlamadı bile..(Maşallah diyeyim) Astronotun güzel tarafı (bir anne için )çocuğu tutmak acayip kolaylaşıyor..Oyuncak bebek gibi oluyor ,ben çok sevdim bu yüzden ama tabi bir de Berile sormak lazım...:))

2 Kasım 2009 Pazartesi

Pazartesi Sendromu


Pazar günleri saat 7den sonra bende başlardı pazartesi sendromu..Ertesi gün gelecek hastalar ,o hafta yapılacak işler,yetişecek protezler o gece uyumadan önce tek tek kafamda yapılır biter ondan sonra ancak uyurdum..Tabi böyle olunca pazarları da insan sevmez olurdu bir yerden sonra..Kaldı mı sana cumartesi..Cumartesileri de uzunca yıllar tam gün, bir süre de yarımgün çalışmış biri olarak çok anlamdan geçer giderdi..Şimdiyse pazartesi sendromunun değişik bir şekli var hayatımda..Çünkü sevgili eşim haftasonları evde oluyor ve Berili gezdirme işinin büyük bölümünü alıyor üzerimden ..Ben de işlerimi daha rahat yapıyorum..Ama pazartesi onun işe gitme vakti ve bizim de Berille başbaşa kaldığımız zamanın başlangıcı demek ..Yanlış anlaşılmasın bir anneyle bebeğinin başbaşa kalması gerçekten güzel..Ve bence anne kendi başına daha iyi bakıyor bebeğine fakat biraz yorucu oluyor..Hele ki Beril gibi yanlız başına kalmak istemeyen ve sürekli birinin onu gezdirmesini bekleyen bir bebekle bu iş takdir edersiniz epey yorucu.Allah tüm annelere sağlık ve kollarına kuvvet versin özellikle benim gibi transporter olanlara..:))

1 Kasım 2009 Pazar

Bebeğime ne alsam


İlk 3 ayda en çok kullanıp ,en memnun olduğum şeylerin bir listesini çıkarmak istedim belki yeni bebeği olacaklara faydalı olurum..

1.Sudocrem:Pişik kremi olarak kullanıyorum.Mothercareden bulunabilir.Gerçekten etkili bir krem aynı zamanda güneş yanıkları ,sinek ısırığı için de faydalı olduğu söyleniyor.

2.Sebamed şampuan ve bebe yağı:Sebamedin tüm ürünlerini doktorumuz da önerdi ;paraben içermeyen tek bebek serisi(en azından benim bildiğim).. Birçok markada (örn.mustela)paraben var ve bu da en hafifi erken ergenliğe neden olan semptomlar gelişmesine neden oluyor.

3.Lansinoh gögus ucu kremi:Emzirmeye başlarken özellikle ilk günler eminim herkes için çok acılı geçmiştir.Sonraları zaman zaman sorunlarım oldu.Başlarda purelanla başladım ama lansinoh kıvam olarak daha güzel geldi bana.Kadındoğum doktorum gebeliğin son haftalarında başlanması gerektiğini söyledi ama bazı kaynaklarda erken doğum eylemini tetikleme riskinden söz ediliyor.Karar size kalmış..Bir de alırken önce küçük boyunu alın memnun kalırsanız büyükle devam edersiniz hem de hastane çantasında fazla yer tutmamış olur.

4.Can bebe alt açma örtüleri:Kullan at özellikte olan bu örtüler gerçekten çok pratik,özellikle misafirliğe giderken çantada mutlaka olmalı.Her markette olmuyor,çocuk bezi reyonlarında dikkatle bakılmalı, sorulmalı..Kipanın da muadil bir ürünü var.

5.Unibaby yenidoğan ıslak mendil:Yine paraben içermeyen nadir ıslak mendillerden.. Dışarıda kullanım için tavsiye olunur..Evdeyse münkünse kaka sonrası yıkanmalı ,değilse pamuk +kaynamış soğumuş suyla silinmeli..

6.Mycey emzirme örtüsü:İşte en çok parasını hak eden ürün.Gezmeyi seven anne babalardansanız ve yenidoğan bebeğiniz sık sık emmek isteyeceği için her yerde rahatlıkla emzirme işini halledebileceğiniz bir örtü..Alırken çok gerekli olr mu ki demiştik ama inanın bir tülbentin altından emzirmeye çalışan insanları gördükçe ne kadar gerekli olduğunu anladım.

7.Mothercare yenidoğan 10 lu set:Gerçekten epey kıyafet almıştım ama en çok bu setteki kıyafetleri kullandık.O kadar yıkamaya rağmen hiç çekmedi ve nerdeyse hala kullanıyorum.Yanlız alırken yenidoğan setleri de kg.larına göre,biraz büyük olanını seçin.Bebek ufak doğsa da kollarını kıvırıp başlarda kullanabilirsiniz.Yanlız iç zıbın olarak mothercaredekilerin önleri biraz açık yaz için sorun olmamıştı fakat kış bebeklerinde belki önemli olabilir.

8.7li yenidoğan önlükleri:Hamileyken şunu çok net dediğimi hatırlıyorum .Niye 7li satılıyor ne kadar çok .Sonra gidip bir 7li daha aldık.Beril çok kusan bir bebek hala da çok kusuyor her öğün sonrası..Şimdi bir de salyası akıyor.Eğer önlük takmazsak eminim giysileri 2 dakikada sırılsıklam olur.Bir de bunun diş çıkarma aşaması var ki salyayı 2ye katlar ,yani önlük gerekli derim..Tabi uyurken unutmamak ve çıkarmak lazım.
İlk etapta aklıma gelenler bunlar ,umarım birilerine yardımı dokunur...:))

Hep gezsek diyorum


Bugünlerde Beril müthiş hareketlendi ,dur durak bilmiyor,koyduğumuz yerde durmuyor..Sürekli kucakta dolaşmak istiyor..Evi kucakta dolaşa dolaşa akşama belimde sanki bir bıçak varmış gibi yatıyorum..Türlü aletler aldık,anakucağı ,hamak,oyun halısı ,park yatak ama bana mısın demiyor..En güzeli kucak diyor başka da bişi demiyor..Doktora sordum normal dedi,aslında beyni hadi şuraya gidelim diyormuş ama vucüt daha hazır değiliz otur oturduğun yerde diyormuş..O da ayak olarak bizi kullanıyor..Tabi bu da evdeki işlerin kalmasına sebep oluyor..Eskiden çalışırken ev hanımlarına özenirdim ne güzel bir sürü boş zamanları var diye ama şimdi gelin görün ki hiç de öyle olmadığını anladım hele ki bizimki gibi küçük bebeği olanların..Resimde Berilin nadir yattığı bir anı görülüyor..

30 Ekim 2009 Cuma

Berilin Anlamı



Geçen gün Panorada, Beril arabasında uyurken fırsat bu fırsat diyip favori mağazalarıma bir uğrayayım dedim; bu sırada bir kıza rastladım..Boynunda isim yazan kolyelerden vardı.. Bir baktım Beril yazıyor..Tabi hemen sordum isminden memnun musun diye..Çok memnunum dedi hatta 2 ismi varmış o Berili tercih etmiş..
En çok merak ettiğim şeylerden biri : Beril ilerde ismini sevecek mi?Çünkü bir bebeğe isim koymak büyük sorumluluk..
Beril ismi ,babasıyla tek ortak beğendiğimiz isimdi diyebilirim ;onun beğendiklerini ben ,benim beğendiklerimi o beğenmedi Beril hariç..Çok sık olan ve her yenidoğana konan isimler dışında, hem söylenişi hoşa giden, hem de kısmen de duyulmuş bir isim olsun istedik.Tabi anlamı da güzel olmalıydı.
Berilin anlamı değerli mücevher taşı demek..Aslında zümrüt,aquamarin gibi tüm bu taşların genel ismi..(Eğer erkek olsaydı Rüzgar olacaktı ismi)
İnşallah sever ismini biz de bunu görürüz ,insana şu anda çook uzakmış gibi görünüyor o günlere gelmek..Ama tabi bu bloglar hep onun için o ilerde bir gün büyüyüp bunları okusun diye..:))
Related Posts with Thumbnails