23 Mart 2010 Salı

8 Aylık Beril ve Doktor kontrolü

Bugün yine rutin kontrolümüz için doktorumuz Alev Hanım'daydık..Kendisi eski yazılarımı tesadüfen bulmuş okumuş,çok mutlu olmuş.Ben de mutlu oldum ,artık okunan bir yazar oldum demektir..:))

Neyse efendim gelelim bu ayki konuştuklarımıza..
Yeni menüzü aldık,çok detaylı olarak veriyor Alev Hanım sağolsun,biz de ne koysak nasıl yapsak diye düşünmeden ,tarif kitabından bakar gibi fotokopilere bakıp yapıyoruz..Bu ay başlanacak yeni bir kahvaltımız var...İçine domates ,zeytinyağı ve birkaç damla limon suyu damlatılarak eski kahvaltıdan farklılaştıralacak bir kahvaltı...İnşallah Beril Hanım sever ,eskisinden bıkmıştı diye düşünüyorum..

Yeşil mercimek çorbası,karnıbahar püresi,nohut,cacık ve erişte gibi yeni Turkish style yemeklerimiz var..Eşim hemen sordu iskender ne zaman yiyebilir diye..:))Yakın gördü herhalde ,bu menüyü yiyen onu da yer diye düşündü adamcağız..:)

Gelelim bebeğin bu ay yapması gerekenlere:

1.8-18 ay arası gece kabusu başlayabilir...Bizimkinde son günlerde oldu bu malesef..5-20 dakika kadar uykusunda şiddetli ya da iç geçirerek ağlama ,ne yaparsanız yapın geçmiyor..

2.Bir nesneye ulaşmak için altında duran örtü,çarşafı çeker..Bunu da 2 gün önce mama sandalyesinden yemek masasının örtüsünü çekerek yapmıştı..Baktım masa örtüsü Beril tarafına doğru toplanmış ve mutlu  son oyuncağa ulaşmış..

3.Neden sonuç ilişkisi kurmayı öğrenmelidir..Çeşmeye açıp bak su akıyor,lambanın düğmesine basıp bak basınca yanıyor gibi..Böyle birşey yapmıyorduk ,denemek lazım..

4.Parmakla gösterilen yere bakmaya başlar..Denedik bazen bakıyor,bazen bakmıyor..Canı isterse..

5.Güvercinlerden ,akvaryumdan ve rüzgarda sallanan ağaçlardan hoşlanır..Bunlardan çok hoşlanıyor zaten..Geçende baharın gelmesiyle dişilerin peşine düşen kabara kabara bir hal olan erkek güvercinlere bir bakışı vardı ki sormayın..Ne yapıyor yahu bunlar der gibi..:))

6.Dönen nesnelere bayılır..Rüzgar gülü gibi...Bunu da denemek lazım..

7.Saklambaç ve kovalamacanın basit şeklini oynamaya bayılır..Hiç tahmin etmezdim bunu oynayabileceğini..Haliyle hiç denememişitk...

8.Kağıt yırtar..Ama zararlı maddeler olabileceği için kağıt havlu vermek gerekiyor..

9.Yorgan altında oyun oynamayı sever..Bunu herhalde bütün çocuklar her yaş döneminde seviyor..

10.Kendinin bebek olduğunu bilir..Bu yüzden bebek anne-bebek dergileri alınıp..Oradaki bebekler gösterilmeli,kendi yaş grubundan bebeklerle oynamalı..

11.İnce tabanlı özel yürüme ayakkabıları alınmalı...

Genel hatlarıyla bu aylık bilgilerimiz böyle,hepimize güzel bir ay diliyoruz...:))

22 Mart 2010 Pazartesi

Beril'in İlk Bebeği

Kız çocuklarına oyuncak alınırken hiç düşünmeden gidilip bebek hediye alınır..Onlar da sevinir ,güzelce oynarlar, değil mi?

Ben de Beril'e ne zamandır heveslenip bir bebek alsam diyordum..Sonra bu şirin bebekle Kentpark'ı ilk ziyaretimizde ,Playskool standında rastlaştık.Tabi artık Beril'e bir oyuncak alırken onun da fikrini alıyoruz..Beril'e gösterince sevinç çığlıkları attı..Bu esnada bizimle birlikte olan babanesi  de Beril'in sevinç çığlıklarını duyunca hemen alalım dedi..

Neyse efendim böyle sevinç ve çığlıklarla alınan bebek, eve gelince ne olduysa,kıskanılan ve yere atılan bir mahluka dönüştü..
İşin ilginç yanı ,ne zaman Beril'in yanına koysam,bak bebek cici desem Beril bana kötü kötü bakıp ,bebeği bir yana savuruyor..Yani bu ayda kıskanma huyu olur mu bilmem.. Ben bebeği sevdikçe Beril de sanki benim bebeği sevmeme gıcık olup, bebekten nefret etti..Şimdilik dolaba kaldırdım,belki ilerde unutur da yeniden barışırlar..Ama ilerde cici bebek falan demeyi hiç düşünmüyorum kendisine..:))

20 Mart 2010 Cumartesi

Peyniri Suya Koydun Mu ?

Üşengeç bir insan olduğumu düşünürdüm hep..

İşe gitmeden erkenden kalkıp kahvaltı hazırlayıp,çayını içip,gazetesini okuyanlardan olmadım hiç..Gıptayla bakardım kendilerine..

İş yerine 10 dakika erken gidip,sandviç kemiren ,vakit kalırsa orada bir çay içen,kalmazsa 9:00 hastasını bekletmeyeyim diye acel tecel aşayıya koşan biriydim ben..

Şimdiyse herşey değişti..Her gün Beril'e detaylı kahvaltı hazırlar oldum..Peynirini önceden suya koyar,yumurtasını tam süresinde haşlar ..Sabırla ekmeğini kendim hazırlar oldum..Tabi bunca eziyetle hazırlanan kahvaltıyı Beril yiyor mu diye sorun ..Yok malesef..Ya 2 kaşık ya 3 kaşık ...Zorlamayayım diyorum,kendi isterse yer diyorum ama bir yandan da annelik iç güdüsüyle,sımsıkı kapanmış dudakların arasından  bir kaşık daha girer mi diye de bekliyorum sabırla...

Bu doğal ,organik durum beni mahvetti..Şimdilerde kendimi ,evde lor peyniri yapımı konulu yazılar okurken buluyorum..Silkelenip kendine gel Hande diyorum ama...Bu durum ne zamana kadar devam eder bilmiyorum..Bu kahvaltı hazırlama,ekmek yapma,hergün taze çorba pişirme,yoğurt mayalama siklusu yakında beni bozar biliyorum...Ama şunu da gördüm insanın çocuğu için yapmayacağı yokmuş..Yoksa bana kalsa,kendime olsa hayatta yapmazdım..

Hadi ben çok durmayayım gideyim de şu çorbayı yapayım..

17 Mart 2010 Çarşamba

Biz Bugün

Bakıcımız grip olmuş..Bu hafta gelmemesini söyledim..Biz de fırsat bu fırsat  gezelim bari diyerek attık kendimizi sokağa..Çünkü Beril'i evde hele ki tek başına oyalamak artık çok zor..Neyse bugün bir parka gidelim dedik..Fakat  günlük güneşlik görünen hava meğerse ne soğukmuş da haberimiz yokmuş..Kısa bir turdan sonra mecburen kendimizi bir alışveriş merkezinde buluverdik..Oradaki çocuk eğlence merkezinde (ki bunca senedir farketmemişim orada olduğunu) Beril acayip eğlendi...Tabi onun boyutunda herhangibir alet yoktu..Ama yine de diğer çocukları izledi..Onlarla çığlık attı..Renkli ve ışıklı oyuncaklara bayıldı..Hatta oradan ayrılırken itiraz bile etti kendince..İleriki zamanlardan korkmama sebep oldu bu durum..Eminim hiç çıkmak istemeyecektir..

Daha sonra alt kattaki kahvecide otururken ,yanımıza Defne adında 3 yaşında bir kız geldi..Beril'le çok iyi anlaştılar garip bir şekilde sanki bizim anlayamadığımız ortak bir dil varmış gibiydi aralarında..Üstelik Defne bizim dilimizi de biliyordu keşke tercüme ettirseydim diye epey de üzüldüm sonradan..Hatta bir ara Defne Beril'i sevme işini abarttı Beril'i dudağından öpmeye kalktı..Artık duruma müdahale etme zamanı geldi diye düşünüp kalktık oradan..

Şimdi biraz boğazım ağrıyor,diyorum ki acaba dışarda mı üşüttüm yoksa şu sevimli Defne'yle fazla içli dışlı olduk da anaokulundan bize de güzel bir virüs düştü mü?Bakıcıdan mikrop almayalım derken nereden aldık bulamadım..

15 Mart 2010 Pazartesi

E-buu

Bu ne şimdi diyeceksiniz..

Bu Beril'in bir ay boyunca herşeye seslendiği kelime..

Hatta bildiği tek kelime..

Ama artık çok düzgün çıkartabiliyor ve yavaştan ba-ba , bu-bu gibi kelimelere başlıyor..

İnsan ne zor  aşamalardan geçerek herşeyi öğreniyor hayatta bunu Beril'le farkediyoruz..

Sanıyoruz ki herşeyi bir anda öğrendik..

Halbuki Beril bugün minik bir ekmek kırıntısını alabilmek için 15 dakika uğraştı ...Yine de başarıp ağzına götüremedi...

Daha desteksiz oturmayı yeni öğrendi ama bazen yine de hop diye düşebiliyor...

Ayakları üzerinde durmayı yeni yeni öğreniyor ve hatta adım atmayı..

Emeklemek gibi bir düşüncesi ise hiç yok,ne zaman yüzüstü koysak bağırıp döndürün beni der gibi ağlıyor..

Düşündüm de yeni doğduğu zaman başını bile tutamıyordu,çok net hatırlıyorum bir gün demiştim kendi
 kendime:''Başını kendi tutabilse ne güzel olacak..''

Maşallah kuzuma büyüyor ..O büyürken ben de yolun yarısına 5 kala ,başa döndüm herşeyi en baştan yaşıyorum..

13 Mart 2010 Cumartesi

Mogan ve Dumansız Hava

Ne zamandır, havalar düzelse de Mogan Park'a gitsek diye bekliyorduk..Şöyle bir temiz hava almak için..Ama gelin görün ki ne mümkün ...:((

Bugün güneşli havayı görünce gidelim dedik..Tabi biz toplanıp gidene kadar da saat 15:00 olmuştu..Oraya vardığımızda Beril'in püre saati gelmiş de geçiyordu ..Hemen bir çocuk parkına geçip mamayı yedirmeye başladık..(Beril mamasını özellikle çocukların çığlık çığlığa bağırdığı parklarda yemekten çok hoşlanıyor.:)))Fakat gelin görün ki hava birden bulutlandı ve sert bir rüzgar esmeye başladı..Baktık olmayacak en yakındaki cafeye gidelim dedik..Adı da Köyüm Cafe..Neyse Beril'e yemek yedirmeye devam ederken bir koku geldi burnuma ..Bir baktım kapalı mekan olmasına rağmen birileri sigara içiyor..Garsona söyledik bakın bu artık çok ciddi bir suç,yüksek cezası var falan diye..Gidip içenleri uyardı güya, ama içmeye devam ettiler..Tabi biz de bu durumda  oradan hemen kalkmaya karar verdik.Benim içime sinmedi ,gidip müdüre bu konuda uyarayım dedim..Bir gittim ki, kendi de iç kısımda sigara içiyor..Ben gidince sigarasını sakladı ama her taraf duman tabi..Yani bu insanların yasak ,kanun falan umurlarında değil..Ankara'ya bu kadar yakın bir yerde bu yasak  umursanmıyorsa ,diğer yerleri çok merak ediyorum doğrusu..Üstelik sigara yasağı levhası yoktu,bu levhayı asmamak da 1000 liralık bir cezaya tabi..Yani şikayet edilecek numarayı da bulamadık doğal olarak...Bunu nasıl bildirmek gerekir bilmiyorum ama en azından oturanların da şikayetçi olup müdürü biraz daha sıkıştırmaları gerekir diye düşünüyorum..Bebeklerimizi dumansız bir havada büyütmek dileyiğle diyorum..

11 Mart 2010 Perşembe

Yıldönümü

Blogger maceramız 1. yılını doldurdu..

Hem de Beril'den önce..:))

Bizimle bu ilk yılı paylaşan tüm  dostlarımıza sevgilerimizi yolluyor,birlikte nice yıllara diyoruz..:))

3 Mart 2010 Çarşamba

Ekmek Yapma Makinesinde Kek

7.ay doktor kontrolümüzde Beril'in kemirmesi için ekmek vermemizi söyledi doktorumuz..Hatta bir zahmet ev yapımı ekmek olursa daha iyi olur dedi..Ben de yok artık dedim..Zaten ne zaman büyük konuşsam başıma gelir..
Anneme bu durumdan bahsetmemle,ertesi haftasonu kendilerini koskaca ekmek yapma makinesiyle kapıda görmem bir oldu..Taa Eskişehir'den Beril için kendi ekmek yapma makinesini yüklenip gelmişler ...Zaten bana kalsa pek almayı düşünmüyordum..Ama madem gelmiş hadi bir yapayım dedim..Çocuğum ev yapımı ekmek kemirsin..Gelin görün ki neredeyse ekmek Beril'e kalmıyordu...Çok beğenildi..Özellikle Söke Un'un ekmek karışımları ndan Ruşeymli olanı çok güzeldi..Fakat yapacaklara tavsiyem bu karışımları normal ekmek unu olarak kullanmaları..Sadece maya ve su katılarak yapanların  sonuçları pek iç açıcı değil..Ben sadece tuz ilaveli olduğundan tuz oranını azalttım ,diğer malzemleri aynen koydum..

Gelelim kek olayına..Okuduğum kadarıyla ekmek yapma makinasında kek olayı çok başarılı sonuçlar vermiyor..İlk kekimi içinden çıkan tarife göre yaptım ama kekin içi pişmedi,sonradan çıkarıp fırında pişirmek zorunda kaldım..Birinci püf noktası kısa program iyi sonuç vermiyor en az  55 dakikalık pişirme içeren bir program seçilmeli ..İkincisi ise yine pişme işlemi bitse bile kürdanla kontrol edip,eğer ıslak kalan noktalar varsa,keki hemen makineden çıkarmayıp,içinde bekletmek.

Şuradaki tarifi denedim,çok başarılı buldum..Ekstra damla çikolata da koydum,güzel bir sonuç elde ettim..
Aslında klasik kek yapma işlemine göre pek üstünlüğü yok,sadece fazla kap kirlenmemiş oluyor ve mikserle çırpmak zorunda olmuyorsunuz..Ekmek yapma makinesi olup denemek isteyenlere tavsiye ederim..
Related Posts with Thumbnails