30 Ocak 2010 Cumartesi

Ateşlendik Çok Fena..

Dün gece hiç uyumadık desem doğru olur..Berilciğim ateşlendi..Gece 2de ağlayarak uyandı ,kucağıma aldığımda baktım çocuk bir ateş topuna dönmüş, alev alev yanıyor...Hemen üstünü incelttim,kaloriferi kıstım .Yorganla yatmıştı ,oda sıcaktı, belki ondandır diye düşünüp biraz bekledim belki düşer diye..Fakat yarım saate yakın sürede en ufak bir değişiklik olmadı...Ateşini ölçtüm baktım 38i bulmuş..Daha da yükselmemesi için yarım ölçek  Calpol verdim..Tabi bu arada sürekli mızmızlandı,hiç uyumak istemedi..Saat 5e doğru uyudu..Tabi benim kucağımda ,yerine bırakamadım,hatta yanıma bile bırakamadım..Öylece 8 e kadar kaldık..

Sabah yine yüksekti ateşi ,Calpolün etkisi geçmişti..Biraz daha verip doktoru aradım..Doktor olabilecek bir kaç şey sıraladı ..Dişten olabilir,soğuk algınlığı veya idrar yolu enfeksiyonu olabilir dedi..Biraz takip edin ve tablo netleşince hemen yine arayın dedi..Öğleden sonra hapşırmaya ve burnu biraz akmaya başladı..Fakat akşama doğru bu da kesildi..Tam evet bundanmış derken,ve sabahtan beri hiç Calpol vermemişken ateşi yeniden yükseldi..

Bu arada Berili oyalamaya çalışan  babası  Aa sanki burada dişe benzer bir şey var demez mi..Yanlız bu diş beklenen yerde değil sol yanda, yani lateral denen yan kesici bölgesinde ve biraz önden çıkıyor gibi geldi bana..Zaten Berili sabit tutup bakmak mümkün değil ;canı da herhalde çok yanıyor bakmaya çalıştıkça çıldırıyor..
Ben de diş hekimliği misyonumu bırakıp klasik Türk halkı formatına geçtim..Bırakalım görelim,dişse nasıl olsa çıkar dedim..Şimdi de uyuyor ..İnşallah diştendir diyorum bu ateş ,bari boşa gitmesin kuzumun çektiği bu sıkıntı..Hem de başka bir enfeksiyon yoktur inşallah diye dua ediyorum..

İnsanın bebeğinin hasta olması ne zormuş,ve elinden  bir şeyin gelmemesi..Ya da sebebini çözememek..İnşallah bu gecemiz rahat geçer diyorum ve yatıyorum...

28 Ocak 2010 Perşembe

En Sonunda Kar


Benim minik kuşum hayatında ilk defa kar gördü bugün..Uzun uzun inceledi,ben de hemen kendisini görüntüledim..


Havanın çok soğuk olması ve yerlerin de feci kaygan olması sebebiyle dışarı çıkaramadık kendisini, fakat ben alışveriş sebebiyle mecburen çıktım..Bu sırada bahçeden bir kaç poz almayı da ihmal etmedim..


Doğum Çantası



Efendim yine nereden çıktı diyeceksiniz bu alakasız konu..Sevgili Sema'nın bıraktığı yorumlardan sonra ,hamileyken internetten en çok aradığım şeylerden birinin de doğum çantası olduğunu hatırladım..Belki birilerinin işine yarar diye düşünerek kendi doğum çantamı (hatırlayabildiğim kadarıyla) yazmak istiyorum..

Doğum çantası denilince insanın aklına  ufak bir çanta gelmesin..Ben 1 tane tekerlekli bavul,bir tane de büyük spor çanta götürmüştüm..Birinde Beril'in,diğerinde benim eşyalarım vardı..

Öncelikle temiz bir poşete bebeğin doğumdan çıkınca giyeceği iç zıbın(önü göbek kordonunu tahriş etmeyenlerden) ,uzun kollu tulum(tek parça ,çıtçıtlı olanlardan),şapka,çorap(özellikle kış bebeği ise),yelek(kış bebekleri için),eldiven,prima yenidoğan(1 adet)konulur ..Bu poşet çantanın en üstünde kalmalı ki doğuma gidince hemen bulunabilsin..

Hazır başlamışken bebek çantasını sayalım..

1.Bebek için battaniyeler(2 penye,1 yün) Kış bebeği için sayı arttırılabilir.Birilerinin eline verirken penye battaniye içinde vermek çok faydalı oluyor..
2.İç body(5 adet)
3.Uzun kollu tulum(4 adet)
4.Penye pijama altı(4 adet)
5.Penye pijama üstü(3 adet)
6.Yelek(2 adet)kış bebeği için daha fazla alınmalı
7.Hırka (2 adet)kış bebeği için alınmalı,yaz için gerekli değil
8.Şapka(3 adet)
9.Yenidoğan Önlüğü penye(4-5adet)
10.Çorap
11.Eldiven(Tırnakları nasıl olur bilinmez)
12.Kış bebekleri için astronot (Eve dönüşte ve sonrası kontrollere giderken mutlaka gerekli)
13.Yenidoğan çocuk bezi (Anne de bir kaç gün kullanıyor sadece bebeğe gerekiyor diye az almayın)
14.Islak mendil Uni Baby yenidoğan(2 paket)
15.Sebamed bebek sabunu,pişik kremi küçük boy
16.Kağıt havlu (yeriniz varsa 2 rulo),Selpak kutu mendil
17.Ağız silme mendilleri
18.Emzik(2 adet)
19.Bebeği saracak boyutta yumuşak bebek havlusu(2. gün Beril bir kaka yapmıştı mecburen altını yıkamıştık çok işe yaradı)
20. Can bebe alt açma bezi(2 adet)
21.Kış bebekleri için  yün patik
22.Her ihtimale karşı biberon,yenidoğan maması(aptamil)
23.Mamaya gerekli olacağı için küçük boy bir su ısıtıcı(hastaneden de bulunabilir fakat ben yine de götürmüştüm)
24.Arabaya monte edilen anakucağı ya da port bebe(Minik kuşunuzu eve götürürken gerekli)

Anne çantası için
1.Sağlık karnesi,nufus cüzdanı,doğum öncesi yapılan son kan ve idrar tahlili,doktorun vermiş olduğu doğum kartı,vs..
2.Önden düğmeli gecelik(3 adet)
3.Sabahlık(1 adet)
4.Kış anneleri için hırka
5.Geniş külotlar(lastiği bele kadar gelenlerden ya da mothercareden bulabileceğiniz tek kullanımlık külotlar)
6.Emzirme sütyeni,emzirme atleti(normal atlet de olur)Ben pek bu emzirme ürünlerini kullanamadım ..
7.Havlu
8.Göğüs ucu kremi(kesinlikle lansinoh),gögüs pedi(koydum ama kullanmadım)
9.Terlik (kolay giyilenlerden,topuksuz)
10.Çorap (sıcak tutacakları tercih edin)
11.Kırmızı saç bandı ,tarak
12.Ayna ve saçlarınız uzunsa tepede toplamaya uygun birkaç lastikli toka
13.Diş fırçası,macunu,sabun
14.Hijyenik ped(büyük boy)
15.Kulak pamuğu ,pamuk
16.Fotoğraf makinası,kamera
17.Telefon ve şarj aleti

Özellikle bebek kıyafetlerini ben biraz çokça almıştım..Zaten çok yer kaplamıyorlar..Bebek kusabiliyor,minik bir bebeği giydirmeye alışkın olmayanlar kıyafetleri aceleyle düşürebilir..Kısacası fazladan zarar gelmez..Ama o hengamenin içinde babadan ,evdeki şu dolaptan kısa kollu iç zıbını bul getir demek çok daha zor olur emin olun..

Gögüs pompası konusuna gelirsek, ben almamıştım,eğer gerekli olursa alırız diye..Kullanan arkadaşlarım olmuş..Genellikle elektrikli olanları hastaneden kiralanabiliyor,öncesinde hastaneye bir sormakta fayda var..Manuel olanların fiyatları uygun her ihtimale karşı alıp götürmek isteyenler olabilir tabi..

Hastaneye giderken beli ayarlı pantalonları tercih ederseniz dönüşte faydalı oluyor..Extra bir kıyafet almak zorunda kalmamış oluyorsunuz..

Benim aklıma gelenler şimdilik bu kadar,sevgili blog annelerinden de benim eksiklerimi tamamlamalarını rica edeceğim..Umarım birilerinin işine yarar..Sevgiler.


Dip Not: Doğum çantamın eksiklerini ben biraz geç tamamlamışım ,normalde 33.haftadan itibaren hazırlanmasında fayda var..

26 Ocak 2010 Salı

Buçuk Yaşında Beril Hanım


Şimdi Beril'e sorsalar 'Kaç yaşındasın?' diye..Buçuk derdi sanırım..Çok komik bir insanın yarım yaşta olması...Ama benim için çok güzel..Neler değişti neler Beril hayatımıza girdi gireli bu yarım senede ..

En güzel kokuyu aradım senelerce..Bir sürü para verip aldığım parfümlerde sanmıştım ilk önce,değilmiş..Bebek kokusuymuş en güzeli..Hatta kusmukla karışık bebek kokusu..:))Bebeği olmayanlara iğrenç bile gelebilir bu söylediğim..Olanlarsa eminim benimle aynı düşüncede..

En şık kıyafetleri almak için saatlerce mağaza dolaşırdım..Sonra anladım ki Beril'in kıyafeti önemli olan.. Terletmesin,üşütmesin,aman kolunun kenarı ıslak kalmasın..Ben ne mi giyiyorum.. Bilmem artık çok da önemi yok...

En güzel makyajı ben yapardım bizim hastanede..Şimdi çoğu zaman makyaj yapmıyorum..Nasıl mı bıraktım...Bir gün Beril'in yanağında, allığımın simini gördüm...

En küçük tatilde bile bir yere gidelim diye plan yapardım..Şimdi her gün tatil bana, ama içimden bir yere gitmek gelmiyor..Çünkü Beril'in olduğu yer benim için zaten en güzel tatil yeri...

En çok kimi seviyorum hayatta düşünürdüm..Hepsi farklı bir sevgi bence..Ama en güzeli Beril sevgisiymiş anladım...

Yarım yaşın kutlu olsun benim minicik kızım ..Bütün yaşlar ,bütün yıllar sana mutluluk ve sağlık getirsin...

24 Ocak 2010 Pazar

Atta çantası Part 2


Efendim sevgili Defne'nin annesi demiş ki çantanızda neler var neler yok bir görelim..

Biz de döktük çantamızı..Zaten sıklıkla tek çanta halinde geziyoruz..

İlgili yazımda  kısmen anlatmıştım atta çantamızın içindekileri..Belki değişiklikler olmuştur eskiye oranla diye gün itibariyle resimledim sizler için..

Soldan sağa sayalım:

1.Anahtarlık
2.Kalem
3.Telefon
4.Güneş kremi yüz için(kış günü bile taşıyorum sevgili dermatolog dostlarımın gözleri yaşaracak)
5.Tarak
6.Alt açma bezi (İçinde 2 adet prima)
7.Islak mendil
8.kağıt mendil
9.mini boy pişik kremi
10.Beril'in kışlık eldivenleri
11.Emzirme önlüğü
12.Emzik(Dışarı çıkarken 2 adet daha ilave ediliyor )
13.3 adet önlük (malum hatun bol bol kusuyor)
14.GNC poşetinin içinde 2 takım kıyafet bulunmakta
15.Cüzdan
16.Çantamsı bavulumuz (hakkında 2 blog yazısı yazılan atta çantası...

Sevgili dostlar yazmak isteyenler yazsın,ben bağlayıcı olmayayım..Hadi dökün çantaları ..:))

22 Ocak 2010 Cuma

Sunshine


Nurşen Ece'nin tatlı annesinden bu güzel ödülümüz..Kendisine çok çok

teşekkür ediyoruz ve buradan sevgilerimizi yolluyoruz..

Biz de bu ödülü

BONCUĞUM

CİMCİME

 DEFNELİ GÜNLER

 KAYMAKLI KADAYIF   

ve tüm sevgili blog dostlarımızla paylaşıyoruz ki ,onlar da kendi dostlarıyla paylaşsınlar..

21 Ocak 2010 Perşembe

İşitme Testi Sonuçları

İşitme testinden ilginç sonuçlar çıktı..Aslında yine geçemedi sol kulak ama bu seferki doktor bizi epey rahatlattı..
Beril doğduğunda epey saçlı ve tüylü bir bebekti..Şu ana kadar da hiç saçları dökülmedi ve hatta ben 3 kere güç-bela,kavga -dövüş saçlarını kestim..
Hatta kim görse''Aa ne kadar saçlı bir bebek ''der..
Neyse efendim uzatmayayım,meğerse kendisindeki bu tüy durumu ,kulak yolunda da çok olduğundan kulak içindeki kirlerin de toplanmasına ve dışarı atılmasına da engel oluyormuş..Sırf hafif bir işitme sorunundan da çocuğun kulağını yıkamanın ve temizlemenin mantıksız olacağını söyledi doktor..Çünkü kulağın epitel dokusu da zedeleniyormuş her kulak yıkama olayında  ,özellikle ufak bebeklerde..Dolayısıyla ben de istemedim..Zaten bu işitme merkezi beni her gidişimde geriyor,hemen kaçtık çok iyi oldu..Allah kimseyi düşürmesin ..Bizleri merak edenlere sevgiler ve teşekkürler güzel destekleri için..

20 Ocak 2010 Çarşamba

AŞK








İnsan bazen aşık olur...
    
Bir küçük ayağa...:))

18 Ocak 2010 Pazartesi

Happy Birthday to Me



Geçen sene 18 ocakta 3 aylık hamileydim..Müthiş mide bulantıları,gördüğüm her yastıkta uyuma isteği ve acayip bir yorgunluk hali..
Bir resim çekmişler ,bir pastaya mum üflerken korkunç durumdayım..Şimdi hadi buraya bir ekle de görelim bakalım  deseniz ,rüyanıza girer o derece...

Bu sene ise çok şükür ki Beril aramızda..Tamam yine eskisi kadar süslü ,püslü değilim..(Makyaj yapınca Beril yalıyor..:))Uykusuz geceler tam gaz devam ..

Ama bu sene (30 yaşımıza kısmetmiş) şimdiye dek aldığım en güzel hediyeyi aldım..Beril'i..!!

Anne olmak kadar güzel bir hediye var mıdır ki hayatta ?

16 Ocak 2010 Cumartesi

Zülbiye


Şimdi dediniz nedir bu Zülbiye diye?Tanıştırayım kendisi bizim part-time bakıcımız olur..Tabi şimdilik part-time..Anne işe başlayınca tam zamanlı olur diye düşünülüyor..Fakat gelin görün ki kendisi iyi bir ilk izlenim bırakmış ve biraz da fazlaca bunalmış annenin hızlı kararıyla işe başlamış olsa da bazı patolojiler göstermeye başladı bile..
Öncelikle çocuğumun adını kırk kere söylemiş olsam da hala ona Berin diyor..Ben düzelttikçe sanki inadına Berin diyor sanırım...Korkum o ki ben gidince Beril de adını böyle öğrenip sonra bize hayır benim adım Beril değil lütfen doğrusu söyleyin diyecek..

İkinci patoloji ki bence en önemlisi ,yere düşen ya da bir şekilde kirlenen emziği ağzında bir güzel emip tekrar Beril'e vermeye kalkması..Tabi tam bu anda panter gibi atlayan anne buna izin vermedi ama ileriki zamanlardan endişeli..

Üçüncüsü ev işleri ,ortalığı toplama,dağılan oyuncakları sepete atma gibi basit durumlarla hiç arası yok..Sanki iki çocuk oyun oynuyor da ben de anneleriyim arkalarından topluyorum hissine kapılıyorum..Ben işten dönüp evi nasıl bulurum ,çok meraktayım..

Bakalım bu süre zarfında kendisini bize adapte etmeye çalışacağım..Umarım başarılı olabilirim..Yoksa çalışmaya başlamak bir hayal olacak benim için...Ne zormuş düzgün bakıcı bulmak ..:((

15 Ocak 2010 Cuma

İyi ki Doğdun,Gördün mü 35 Oldun? :))




Bugün aşkımın doğum günüydü..

Çok farklıydı çünkü Beril'li ilk doğum günüydü..

İyi ki doğdun, iyi ki Beril'in babası oldun...

13 Ocak 2010 Çarşamba

Kalp Atışları


Çok sevdiğim arkadaşlarım anne-baba oluyor..Her gün telefonla konuşuyoruz yeni anne adayımızla..Nasıl heyecanlı anlatamam..Ben de onunla yeniden yaşıyorum o heyecanı..Daha çok yeni hamile ,6-7 haftalık..Cumaya da kalp atışları için randevuları varmış...

Aklıma Beril'in o ilk kalp atışlarını duyduğumuz gün geldi..Doktorumuz dooplerin sesini açmış bize de dinletmişti..Bütün oda güm güm diye seslerle yankılanırken sevgili kocişimden günün bomba sorusu gelmişti..:'Noldu hayatım çok mu heyecanlandın?' Sanmış ki benim kalp atışlarımı dinliyor doktor..
Ama nasıl güzel bir sesti o ...Ekranda minicik yanıp yanıp sönen kalbin görüntüsü hala gözlerimin önünde..Nasıl duygulanmıştım..

Her kontrole gittiğimizde nasıl merak ediyordum , o kıpırtıyı görebilmek için adeta ekrana kilitleniyordum...Doğduktan sonra da uyurken ''Acaba rahat nefes alıyor mu?''ya dönüştü bu durum..Bu annelerin merak durumları kalıcıdır ama, anneannemden biliyorum..:))

Son söz Beril'in minik arkadaşına ,bebek Cömert'e..Bekliyoruz seni, hem de dört gözle..:))

12 Ocak 2010 Salı

İşitme Testi / A.B.R.


Beril'in bloguna can sıkıcı şeyler yazmayı sevmiyorum,hatta şimdiye dek de hiç yazmadım ama artık dayanamadım..Bir yerlere yazasım, birilerine anlatasım var..
Beril doğduğunda hastanede yapılan işitme testinde sol kulağının iyi duymadığını söylemişlerdi..Hatta ilk seferlerde hiç duymadığını söylemişler ve beni ağlama krizlerine sokmuşlardı..Tahmin edersiniz yeni doğum yapmış lohusa bir kadının, tüm hormonları allak bullak olduğu için, mutamadiyen durup durup,düşünüp düşünüp ağlıyordum..
Aramadığım kulakçı ,okumadığım internet sitesi kalmadı bununla ilgili...Gelin görün ki toplam 7 kere yapılan testte hep sağ kulak geçti,fakat sol kulak ne geçti,ne kaldı..Kalmaması iyiydi ama geçemiyordu bir türlü..En son dediler A.B.R. diye ileri bir test yapmak gerek ki anlaşılsın..Fakat bu testi de sedasyonla yani hafif bir bayıltma işlemiyle yapmaları gerekiyordu..Yazık ,çocuk daha 2 aylık ne sedasyonu dediğimde ise başka yolu yok demesinler mi..Ne yapalım kabul ettik,çok şükür ki çok iyi bir odyometriste denk geldik de Beril'in  emdiği bir anı fırsat bulup propları başına taktı ve sabırla  uyumasını  bekledi..Çok uğraştı adamcağız bizimle sağolsun ..Sonuçta da sadece çok hafif sesleri sol kulağının  duymadığı ama gelişimsel olarak düzelebileceği söylendi..
Fakat biz bu arada işitme merkezine gide gele öyle vakalar , hiç duymayan çocuklar,kanser olmuş bu yüzden kulaklarında gelişen patolojiler yüzünden işitme kaybı yaşayan çocuklar gördük ki yatıp kalkıp şükür ettik halimize...
6 aylık olunca yine kontrole getirin dediler..Şimdi yine içim sıkılıyor..Haftaya gidilecek kontrolün sıkıntısı içimi kapladı bugün..Direkt o günlere döndüm birden..Çok şükür ki Beril seslere dönüyor ,tepki veriyor..Yeni doğduğunda bunu çok da iyi anlayamıyorduk..Ama  yine de annelik işte..İnsan kafasına taktı mı takıyor bir kere..

8 Ocak 2010 Cuma

Göle Mayalasam Tutardı


Evet sevgili dostlar doğru tahmin ettiniz konumuz yoğurt..Önceki denemelerimde pastorize Atatürk Orman Çiftliğinin mis gibi sütünü kullanmış ve gerçekten tadı harika yoğurtlar elde etmiştim..

Oysa ki artık Beril için yapacaktım ve formül süt kullanmalıydım..Aptamili aldım elime dedim ne farkı var ki..O da süt bu da süt olur olur diye düşündüm..Hatta çok da vakit ayırmadım bu sefer arada derede 2 işin arasına sıkıştırdım yoğurt yapma işini..Ama gelin görün ki dostlar beklenen 5 saat sonunda bir yoğurt oldu (ki yoğurt demeye bin şahit ister) sütten biraz kıvamlıca..

Oysa ki doktorumuzun kağıdında yazdığı tarife harfiyen uymuştum...Fakat sütün sıcaklığı ya da ılıklılığı mı çok ılık oldu nedir bilmem her denemem de güzel olan kıvam bu sefer olmadı ....

Şimdi yeniden denedim,ikinci 5 saatin dolmasına da az bir zaman var..Heyecanlı bir bekleyiş içindeyim..

5 Ocak 2010 Salı

Tadımlık Gıdalar






Yeni yılın ilk yazısı hayırlı olsun diyelim ve görelim neler olmuş ,neler...
Dün Beril ilk defa elma suyu denedi..Suratı tamamen değişti,dudakları büzüldü,çok komik oldu..Evdeki herkes de (pazar olması sebebiyle) onu seyredip epey eğlendi..

Ama benim içimde bir yer acıdı ..Neden diyecek olursanız ...Şimdiye kadar yani düne kadar Beril'i hep ben beslemiştim önce karnımda,sonra sütle..Toplam 15 ay eder..Bir bölümde nerdeyse emmeyi bırakıyordu,zorlayarak tekrar alıştırdım falan filan..Tabi insanda duygusal bir bağ oluşuyor bunca süre zarfında..Sanırım böyle birşeyi insan ancak anne olunca anlıyor...
Related Posts with Thumbnails