30 Ekim 2009 Cuma

Berilin Anlamı



Geçen gün Panorada, Beril arabasında uyurken fırsat bu fırsat diyip favori mağazalarıma bir uğrayayım dedim; bu sırada bir kıza rastladım..Boynunda isim yazan kolyelerden vardı.. Bir baktım Beril yazıyor..Tabi hemen sordum isminden memnun musun diye..Çok memnunum dedi hatta 2 ismi varmış o Berili tercih etmiş..
En çok merak ettiğim şeylerden biri : Beril ilerde ismini sevecek mi?Çünkü bir bebeğe isim koymak büyük sorumluluk..
Beril ismi ,babasıyla tek ortak beğendiğimiz isimdi diyebilirim ;onun beğendiklerini ben ,benim beğendiklerimi o beğenmedi Beril hariç..Çok sık olan ve her yenidoğana konan isimler dışında, hem söylenişi hoşa giden, hem de kısmen de duyulmuş bir isim olsun istedik.Tabi anlamı da güzel olmalıydı.
Berilin anlamı değerli mücevher taşı demek..Aslında zümrüt,aquamarin gibi tüm bu taşların genel ismi..(Eğer erkek olsaydı Rüzgar olacaktı ismi)
İnşallah sever ismini biz de bunu görürüz ,insana şu anda çook uzakmış gibi görünüyor o günlere gelmek..Ama tabi bu bloglar hep onun için o ilerde bir gün büyüyüp bunları okusun diye..:))

Buhar Makinesi


Hamileyken bir listem olduğunu hatırlıyorum ..Çoğu şeyi araştırmış ve daha sonra vaktim olup alamam diye 7-8 aylık hamileyken almıştık.Fakat Beril temmuz doğumlu olduğundan buhar makinesi ,bu listede olduğu halde sonraya kalan şeylerden biridir.Ta ki geçen haftaya kadar.
Malum soğuk havanın Ankaraya gelmesiyle gece kaloriferi yakıp uykuya daldık .Fakat gelin görün ki Beril gece 3e doğru hırıltılı sesler çıkarmaya başladı ,aslında ben de rahatsız olmuştum,hava epey kurumuştu..Tabi insanın aklına hemen kötü şeyler geliyor acaba çocukcağızın burnunu bişey mi tıkıyor diye o saatte burnuna burun aspiratörünü sokup bir de ağlattım ama neyse ki değilmiş.
Ertesi gün hemen buhar makinası almak için yola çıktık..Eskiden internetten herşeyi araştırıp alırdım hatta kullanıcı yorumları okumadan ve blog dostlarına bakmadan aldığım şey sayısı azdır ..Fakat bu sefer Berilin ağlaması nedeniyle biraz kader kısmet şeklinde Esseden bir buhar makinası aldık..Ama fena çıkmadı neyse ki..Şimdi ne zaman kaloriferi açsam ilk iş buhar makinasını da açıyorum gerçekten çok faydası oluyor aklınızda bulunsun..

29 Ekim 2009 Perşembe

3.ay doktor kontrolü


Çocuk doktoru çok önemli..Daha hamileyken çocuk doktoru arayışına girdim ve hep aynı kişinin adını duyunca Beril doğunca ilk iş hemen randevu için aradım..Gerçekten Alev hanım paramedikal konularda özellikle çok iyi..Yani her doktor boy kilo ölçüp muayene eder ama şu ay şu oyuncağı alın ,önümüzdeki hafta şöyle yapacak demez..Tek kötü tarafı acayip yoğun ve çok önceden randevu almak gerekiyor.
Bundan sonra her ay dediklerini buraya yazmaya çalışacağım.Özellikle ilginç olanları..Gelelim 3 aylık bebekten beklenenlere:
1.Bebek anne memesini eskiye oranla süre olarak daha az emer,emme gücü arttığıiçin 2 dakika içinde memenin %90nını emer geri kalan zamanda eğlence niyetine emer ve başını kaldırıp etrafa bakar,sonra tekrar emer
2.Artık bebekten gaz çıkarmaya gerek yoktur ,emzirme sonrası dik tutmak gereklidir kendiliğinden çıkarabilir..
3.Evde 3 kişiyi tanır ve bunları görünce kahakaha atar.(Bizim evde 3. kişi oyuncak bir papağan bu arada Beril ona da bize yaptığı gibi gülüyor.)
4.Yatmaktan nefret eder ,oturmaya çalışır ya da dik durmak ve etrafı görmek ister.
5.Çanta gibi bebeğinizi her yere götürebilirsiniz..(Bu madde malesef domuz gribi endişesi yüzünden sekteye uğradı.Doktorumuz da özellikle kalabalık alışveriş merkezleri ve toplu taşıma araçları konusunda uyardı.)
6.Elleri hala yumruktur, günde sadece 5 saat açar.
7.Sanılanın aksine basmasında bir sakınca yoktur.
8.Ayda 450-600 gr alması beklenir.
9.Boğulma ihtimali azalmıştır.(Gece habire gidip nefes alıyor mu diye 3 ay boyunca bakan birine verilenen iyi haber buydu.)
10.Bebeği yan yatırmaya çalışmayın,zaten bir şekilde sırtüstü döner.(Yan yatırma çabalarım zaten bir süredir bu maddenin doğruluğunu gösteriyordu.)

Aslında liste çok daha uzun ama önemli gördüklerimi yazdım,belki başka birileri de faydalanır diye..

26 Ekim 2009 Pazartesi

Oyun Halısı


Daha erken midir bilemedim ama bir oyun halısı aldım Berile.Başbaşa geçirdiğimiz son aylarda yapışık ikiz modu ikimiz için de güzeldi..Fakat son dönemlerde sadece benim kucağımda uyuma ve sakinleşme durumu beni tedirgin etmeye başladı..Ben de hem farklı bir yerde eğlenmesi, hem de benim hiç olmazsa bir süre elim kolum boşken kendi işlerimi yapabilmem için bu halı gerekliydi..Blog ve forum sitelerindede yaptığım araştırmalar sonucu tekmele ve oyna oyun halısında karar kılıp, internetten siparişle aldım.Fakat gelin görün ki henüz istenilen başarıya tam ulaşamadık..Çünkü Beril için bu halıdaki oyuncakları ve desenleri benim kucağımdan izlemek çok daha eğlenceli..İçine koyduğumda ise en fazla 10-15 dakika kalıyor..Daha uzun süreler kalması için sanırım daha büyümesi gerekli..Yapışık ikizliğe devam ..:))

22 Ekim 2009 Perşembe

Atta çantası


Başlı başına bir blog yazısını ayırmak lazımdı atta çantasına..Eskiden de çok küçük çantalarım olmadı benim..Ama bizim atta çantası kadar da bavul tarzı çanta taşımışlığım da yoktur..Eski çantanın içeriği oldukça farklıydı ,bir sürü makyaj malzemesi ,parfüm,tarak,ayna,sakız,ıvır zıvır...
Ama şimdi cüzdanımı bile almadan çıktığım oluyor..Geçen gün markete gittim ,bir güzel alışverişimi yaptım kasaya geldim, bir baktım cüzdanım yok ama yedek bebek bezim vardı o başka..Malesef bebek bezi kabul etmiyorlarmış..Bir koşu elimde bebek arabası (bahsedilen koşuya yüksek bir yokuş dahildir)eve dönüp ,arabada uyuyan Berili en alt kattaki komşu teyzeye emanet edip evden cüzdanı aldım..Tekrar markete döndüm..Hayatımda ilk defa markete gidip de Aa cüzdanım yokmuş demiş de oldum...
Aslında atta çantasının içeriğinde öyle çok şey var ki( 2-3 bebek bezi,alt açma örtüsü,bir takım bebek kıyafeti,2 önlük,eldiven,kusmuk bezleri,emzik kutusu ve emzikler,2 değişik çeşit ıslak mendil,kağıt mendil,ufak bir havlu,şapka,patik,yelek,hırka,vs..)çok normal cüzdanın olmadığını fark etmemek...

21 Ekim 2009 Çarşamba

3.ay


Yarın inşallah kızım 3.ayını dolduruyor, ben de oturup düşündüm neler değişti hayatımızda diye..Ya da neler değişmedi diye yazmak daha mı pratik olacak :)

1.En önemlisi uyku ..(Kesintisiz uyku uyumak ne güzel bişeymiş şöyle 7-8 saat..)

2.Eşinle aynı anda yemek yemek..(Genelde şöyle oluyor:'Hayatım hadi sen yemeğini ye ben tutayım bebeği'')

3.Elini kolunu sallayarak alışveriş yapmak..(Hızlıca markete girilir ,bebek arabasının geçebileceği ve sadece gerekli olan şeylerin olduğu reyona girilir ,aman ağlamadan kendimizi marketten atalım diye ,kuzunun gözünün içine bakılıp türlü şirinlik yapılıp, şarkılar söylenir..Bu sırada  ,seni deli mi bu kendi kendine konuşuyor diyenlerin  bakışları görmezden gelinir..)

4.Zamansız ve plansız dışarı çıkabilmek..Emme saatini ayarlamadan ya da ya şimdi emdi bizimki kesin kusar biraz bekleyip çıkayım derken zamanın geçmiş olduğunu fark edip vazgeçmek..Ya da nasılsa kustu artık kusmaz derken tam üstüne hırkasını güç bela giydirmişken ayarlayıp önlüğün arasından(ki bu önlükler newborn önlüklerdir,boynuyla arasında 1 cm mesafe ya vardır ya yoktur)ta iç zıbına kadar kusar..Tabi bu arada halıya da kusmuştur ki dışarı çıkabilmek için bunu da silmek gerekir..

5.Küçük bir çantayla dışarı çıkabilmek..Bir atta çantası (çanta demek haksızlık olur bavul diyelim)olmadan bir yerlere gitmek..

6.Bebek arabasının geçebileceği yolları düşünüp ona göre bir yerlere gidebilmek..
(Daha epey şeyler yazılabilir ama kazara hamile birileri okur da üzülür şimdi yazık kimselerin gözünü korkutmak gibi olmasın..)Tüm bu yazılanlara hatta daha fazlasına canı gönülden katlanılır..Her gün şükür edilir iyi ki doğmuş ve iyi ki benim kızım olmuş Beril diye..Bazen zor olsa da ve hiç bir şey bundan önce geçen 29 yıla benzemese de gerçekten onun bir gülümsemesi herşeye değiyor..Allah bütün bebeklere sağlık ve mutluluk versin ..Çünkü onlar mutlu ve sağlıklı olunca eminim tüm anneler de mutlu olacaktır..:))

3 Ekim 2009 Cumartesi

Kolik


İnternet günlüğü adı altında başlayan blogum son durum olarak aylık ,hatta neredeyse yıllık kıvamına gelmeden ,uykumdan feragat ederek yazıyorum..Malum son 2,5 ayımız 2 saatte bir doyurma ,gaz çıkarma ,alt açma şeklinde geçiyor..Tabi uyku düzenimiz de daha doğrusu düzensizliğimiz de her gün farklı olduğu için blog yazarı modundan anne moduna daha bir kaymış bulunuyorum..Fakat bizi en çok zorlayan durum, konu başlığından da anlaşılacağı üzere kolik oldu..Meğer ne çokmuş kolik bebek sahibi..Bilindiği üzere bu bebekler anne karnını özlüyorlar ve belli saatlerde ağlıyorlar ki ne ağlamak..Ve tabi sebepsiz bir ağlama..İlk zamanlarda duyduğum ve yok artık dediğim çoğu şeyi denedim..En başarılısı kesinlikle kurutma makinası sesi..Anne karnındaki sesleri taklit ettiği için sanırım Berilde çok işe yaradı..Çünkü çılgın bir ağlamanın ortasında kitlenip eski bir arkadaşını görmüş gibi şaşkın bir şekilde makineye bakıyor..Bir de bebek hamağı adı altında internette satılan bir beşik de bir süre için faydalı oldu..Zaten sallanmayı her bebek sever,hatta bir akrabamızın 7 yaşındaki kızı bu beşiği gördüğünde şöyle dedi:'İşte hayalimdeki yatak!'Çok güldük..
Related Posts with Thumbnails